Sözlükte "düşünce" ne demek?

1. Düşünme sonucu varılan, düşünmenin ürünü olan görüş, zihinsel yaratım, mütalaa, fikir, mülahaza, ide; bir kişiye, bir topluluğa, döneme özgü fikirler, öğreti.
2. Dış dünyanın insan zihnine yansıması; akıl, zeka.
3. Tasa, kaygı, sıkıntı; niyet, tasarıdüşünce

Düşünce kelimesinin ingilizcesi

adj. thinking, reasoning
n. sentiments, thinking, thought, belief, idea, opinion, mind, consideration, judgement [Brit.], judgment, apprehension, attitude, cogitation, conceit, counsel, fancy, remark, say so, sense, voice
pref. ideo

Düşünce nedir? (Felsefe)

İnsan beyni biçiminde özel şekilde organlaşmış olan maddenin --doğal (biyolojik) gelişme tabanı üzerinde ve insan çalışmasının etkisiyle, toplumsal gelişmenin sonucu olarak doğmuş olan-- en yüksek ürünü. İnsanın bilinçlenme süreçlerinin tümü içinde, ayırt edici özelliği, nesnel gerçeği kavramlarla soyut düzeyde ve dolaylı olarak yansıtan psişik faaliyetten ibaret olan en yüksek biçimi.

Düşünme, insanların toplumsal çalışma süreçleriyle birlikte, onun içinden doğmuştur. Başlangıçta yüzeysel, nesneye yönelik bir bilgi edinme faaliyetinden, maddi nesnelerle doğrudan işlem yapma faaliyetinden ibaret iken, uzun bir gelişme sürecinden sonra, yüzeysel, nesneye yönelik bilgi edinme faaliyetinin sonuçlarını saptayıp dile getiren psişik bir faaliyete, kavramlarla -dilsel işaretlerle- işlem yapma faaliyetine dönüşmüştür. Bu nedenle, düşünmenin daha doğuşu bile, dille kopmaz bir bağ içinde olmuştur. Düşünme, iç, psişik bir faaliyet olarak kavramlarla işlem yaptığı için, duyumların algılayabildiği nesnel gerçekten uzaklaşabilir, tek tek nesnelerin sınırlarını aşabilir ve genel, aslİ, zorunlu bağlanıldıkların öğrenilmesine yönelebilir. Duyumlarla edinilmiş deneyimlerden gelen ve içinde genel ile tek’ in, aslİ ile tali’ nin ve zorunlu ile rastlantısalın henüz birbirlerinden ayrılmamış oldukları malzemeyi işler karşılaştırmalar, analizler, soyutlamalar ve genellemeler yaparak, içinde henüz farklılıkların doğmamış olduğu bu bütünlük içinden genel’ i, asli’ vi, zorunlu’ yu seçip ayırır ve bunları kendi maddi, dilsel varoluş biçimleri olan, soyut kavramlar ve sözcükler biçiminde sabitleştirir. Düşünme, kavramlar ve mantıksal işlemler (mantık) yardımıyla fikirsel modeller kurabilir. Bu modeller, nesne)/gerçek alanındaki aslİ bağlanıldıkları ve genel yasal düzenlilikleri önermeler sistemi ve teori’ ler biçiminde yansıtırlar doğadaki ve toplumdaki olayların ve süreçlerin açıklanmasını sağladıkları gibi, gelecekteki olaylar ve süreçler hakkında tahminlerde bulunma olanağını da sağlarlar.

Demek ki, soyut düşünme yetisi, duyumlarla edinilmiş deneyimler alanına girmeyen şeylerin de kavranmasını olanaklı kılar böylece ilke olarak, nesnel gerçeğe ilişkin sınırsız bir bilgi edinme olanağına yol açar. Soyut düşünme yetisi, toplumsal pratiğin temeli üzerinde, özellikle çalışma faaliyeti sayesinde, gerek doğanın ve toplumun, gerekse düşünmenin tabi olduğu yasal düzenliliklerin bilinmesiyle, insanları, gittikçe artan ölçüde bilgi sahibi olabilecek, doğa güçlerini toplumca denetleyebilecek ve toplumsal gelişmeyi bilinçli olarak planlayıp yönetebilecek duruma getirir.

Düşünme, belli yasalara göre yürütülen aktif bir faaliyettir. Bu yasaların öğrenilmesi, sadece düşünsel işlemleri rasyonelleştirme olanağı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bu işlemleri formelleştirme ve onların modelini kurma olanağını da kazandırır. Bu anlamda elektronik hesap makinaları, bir dizi düşünme işlemini, tam olarak, insandan çok daha hızlı ve doğru yürütebilmektedir bu olgu, «düşünen» in makina olduğu görüşünün ortaya atılmasına yol açmıştır. Bu makinaların düşünme işlemleri yaptığı tartışılmaz bir gerçek olmakla birlikte, düşünmenin bu şekilde formelleştirilmesinin gelecekte hangi ölçülere varacağı hakkında şimdiden sınırlar koymak ilke olarak olanaksızdır çünkü bugün bizim için formelleştirilmesi olanaksız görünen düşünme işlemlerinin, ileride formelleştirilebilir olduğu ortaya çıkabilir. Ne var ki, bu makinalar, ancak insanların kendilerine verdiği programa göre çalıştıkları için aslında «düşünmezler» bu arada fikir, düşünce üretmezler, yalnızca insanların belli bir içeriğe karşılık olarak saptadıkları işaretlerle işlem yaparlar. Oysa, her ne kadar formelleştirilmiş işlemler, düşünme sürecinin büyük bir bölümünü oluşturuyorlarsa da, insanın düşünmesi, toplumsal mahiyeti gereği, formelleştirilebilir işlemlerle sınırlanamayan karmaşık bir süreçtir.

Günümüzde düşünme, bilgi teorisi alanında, ayrıca mantık, psikoloji, nöro-psikoloji, enformasyon teorisi ve sibernetik vb. alanlarında sayısız bilim adamları tarafından İncelenmektedir.